do / make

fiil/duː/ · /meɪk/ 🔊 dinle

do = genel bir işi ya da görevi yapmak. make = bir şey üretmek, oluşturmak, ortaya çıkarmak. İkisi de Türkçe'de "yapmak" ama İngilizcede birbirinin yerine kullanılmaz. İpucu: do = görev/eylem; make = üretim/sonuç.

📖 Anlamları

1do = görev/eylem yapmak
"do homework, do the dishes, do exercise" — ödev yapmak, bulaşık yıkamak, egzersiz yapmak
2make = üretmek, ortaya çıkarmak
"make a cake, make a decision, make money" — pasta yapmak, karar vermek, para kazanmak
3make a mistake / do a favor
"I made a mistake. Can you do me a favor?" — Hata yaptım. Bana bir iyilik yapar mısın?

🔄 Sık karıştırılanlar

💬 Kalıplar — do

do your best (elinden geleni yap)do the laundry (çamaşır yıkamak)make a difference (fark yaratmak)
❓ "Can you ___ me a favor?"