draw
fiil / isim/drɔː/
🔊 dinle
draw çok anlamlı bir İngilizce kelimedir. “Çizmek” en bilinen anlamı ama çekmekten beraberliğe uzanır. Düzensiz: draw → drew → drawn.
📖 Anlamları
1çizmek (resim)
"She can draw really well." — Gerçekten iyi çizebiliyor.
2çekmek (içeri/dışarı)
"He drew a card from the deck." — Desteden bir kart çekti.
3beraberlik (spor, isim)
"The match ended in a draw." — Maç beraberlikle bitti.
4kura, çekiliş (isim)
"the lucky draw" — şans çekilişi
5(perde) çekmek
"Draw the curtains, please." — Perdeleri çek lütfen.
⚠️ Çekimler
| Şimdiki | Geçmiş | Past Participle |
|---|---|---|
| draw | drew | drawn |
🔄 Sık karıştırılanlar
💬 Günlük kalıplar
draw a line (sınır çekmek)draw attention (dikkat çekmek)draw up (hazırlamak)
❓ “The match ended in a draw” ne demek?